İndirim değil, hastalık ve sömürü iç içe!

Her sene Kasım ayının son Cuma gününe denk gelecek şekilde düzenlenen, büyük mağazaların ve firmaların büyük kârlar elde ettiği günün görünen yüzü indirim.

İşin görünmeyen yüzünde ise sömürü, baskı ve hastalık var!

 

Markaların Kasım sonunda uyguladığı indirim günlerinde oluşacak yoğunluk, mağaza, market, depo ve kurye emekçileri için ağır bir çalışma temposuna sokmaktadır. Bitmek tükenmek bilmeyen siparişlerin yetişmesi için neredeyse günün tamamını aralıksız çalışarak geçiren emekçiler, bu temponun sonunda kendilerini "bitmiş tükenmiş" hissediyor.

Bu tempo ve ağır yükler yetmezmiş gibi büyük mağazalar ve AVM’ler göz önüne alındığında büyük indirim günleri halk sağlığı açısından tehlike oluşturmaktadır.
 

Karşımızda indirim günleri yok, "efsane sömürü" ve "hastalık" günleri vardır!

 

Patronların lehine çıkartılan yasa ve genelgeler karşısında işsiz bırakılan, "ya çalış, hastalan ya işsiz kal" seçeneklerine mahkum edilen emekçiler çaresiz değildir.

 

"Efsane sömürü ve salgın" günlerinde bu seçeneklere karşı mağaza, market ve AVM emekçileri sesini yükseltmek zorundadır.
 

Krizden kâr çıkartan bu düzene mahkum değiliz!
 

Sınıf Tavrı, aşağıdaki talepler doğrultusunda emekçileri sesini yükseltmeye, birlikte mücadele etmeye çağırmaktadır:

 

1-Hastalığın ve sömürünün iç içe olduğu AVM’ler kapatılmalıdır!

2-İşçiler dönüşümlü bir biçimde ücretli izne çıkarılmalıdır!

3-Ücretsiz izin uygulamasına son verilmelidir!

4-Salgına karşı yalnızca mağaza, market ve AVM'lerin görünür yerlerinde değil, depo ve dağıtım noktalarında da önlemler alınmalıdır!

SINIF TAVRI

27.11.2020